| ”reklam |
  • ”reklam |
DERYA ÖZABA

DERYA ÖZABA

sehrinnabzidergisi@gmail.com

Mezarlığın Kapısını Kimler Tuttu!

05 Nisan 2018 - 09:01 - Güncelleme: 06 Nisan 2018 - 21:39

Tarafsız Söylüyorum ki ‘’Mevzubahis Vatansa Gerisi Teferruat’’

Hafta sonu hem aileyi ziyaret, hem de işle ilgili içinde bulunduğum ulusal projeler için Ankara’da  idim. Zamanlama bir gazetecinin pekte fazla arzu edeceği kadar güzeldi. İyi Parti 1. Olağanüstü Kurultayı ile aynı günlere denk gelen Ankara ziyaretim, yeni kurulan ve gözlemlerime göre bir hayli rağbet gördüğü gözlerden kaçmayan partinin büyük kurultayını gözlemleme fırsatı verdi bana.

Laik demokratik ülkemizin her dönemde halkın bağrından kopup ok gibi fırlayan siyasi partileri, liderleri olmuş, bu da genelde arz talep dengesi çerçevesinde olmuştur. Zaten halk tarafından oluşan bir talep doğrultusunda kurulan bu partiler ile siyaset arenasında ünlü olma hevesi ile birkaç sıradan adam tarafından kurulmuş partiler arasında ki fark çok kolay anlaşılmış, ikinci gruba dahil olan oluşumlar ise meydanlarda üç beş meraklı bakışı toplamaktan öte gidememiştir. Her ne kadar korku hegemonyası, geniş kitlelerin talepleri doğrultusunda kurulmuş siyasi partilerin ilk zamanlarında oy kitlesinin gizli kalması ve tahmin edilememesine yol açsa da bazı yükselişler durdurulamaz. Adalet ve Kalkınma Partisinin ilk kurulduğu seneleri hatırlıyorum da o zamanlarda insanlar Ak Partiye oy vereceklerini söylemeye çekiniyor korkuyorlardı. Şimdi aynı şey İyi parti için geçerli! Üstelik pazar günü gördüm ki onca korkuya, bazı yerlerden kurultay afişlerinin toplatılmasına, billboardlarının söktürülmesine rağmen İyi parti genel merkezi inanılmaz bir kalabalığı toplamayı başarmıştı. Kurultaya katılım sağlayan kalabalığa baktığımda kendime ilk sorduğum soru ‘’bu kalabalık iyi partiye oy vermeyi aklına koymuş seçmenin % kaçıydı acaba’’

Kalabalığı, partiye teveccühü net olarak gördük, her ne kadar iktidar gölge kabul etmez mantığı ile hareket eden meslektaşlarımın birçoğu gerçekleri ekranlara, ya da yayın organlarına taşımaktan korksa da gerçek aslında gözlerden kaçmadı.

Gözlerden kaçmayan bir diğer şey ise kurultay günü rahmetli Alparslan Türkeş’in mezarının bulunduğu alanın kapılarını tutmuş olan Ülkü ocakları gençleri idi! Bu nasıl bir ruh haliyle yapılmıştı? İnsan sevdiğinin mezarı başında dua edilmesini neden istemezdi? Bu nasıl bir siyaset sevdasıydı ki dava aşkının, vatan aşkının önüne geçmişti? Ülkücü, ülkücü kardeşi ile, milliyetçi, milliyetçi kardeşi ile karşı karşıya mı gelmişti yoksa? Bu ne hırsıydı? Bu gençlerin üst aklı kimdi? Yıpratma ve yıldırma taktiklerinden biri miydi? Bu yıpratma politikasının iktidar partisi ile Sayın Bahçelinin yaptığı ortaklığın bir alakası var mıydı? Bu gençleri kendi kardeşlerine düşman eden neydi? O gün o mezar başında büyük olaylar yaşansa acaba rahmetli Türkeş’in kemikleri sızlamaz mıydı? Mezarlığın kapılarını tutup iyi partilileri içeri sokmak istemeyen gençleri rahmetli Türkeş affeder miydi?

Kafamızda ki onca sorunun cevabını hepimiz biliyoruz aslında! Kimin neyi niye yaptığını da biliyoruz. En azından ben tarafsız bir gazeteci olarak baktığımda olup biteni net bir şekilde görüyorum. Her şeye rağmen öncesinde birçok engelleme, sonrasında birçok soru barındıran İyi Parti 1. Olağanüstü Kurultayı yapıldı. Bir dip not olarak belirtmek istiyorum ki; Tarafını açık etmekten korkmayan o büyük kalabalığın içerisinde gördüğüm, şehrimizden çok da tanımış Aksaray Siyasetine adını kabartma harfler ile yazdırmış birçok eski devlet adamının siyasetçinin de o gün o kurultay içerisinde olduğuydu.

Türk halkı olarak unutmayalım ki; hepimiz aynı düşünmek zorunda, aynı takımı tutmak, aynı siyasi partiye oy vermek zorunda değiliz. Hatırlamalıyız ki bizi biz yapan her kim olursan ol gel felsefemiz. Unutmamalıyız ki ‘’mevzubahis vatansa, gerisi teferruat’’ O yüzden hangi partiye oy verecek olursanız olun, kardeşlerinizi kırmayın, incitmeyin. Bu vatan ne siz, ne biz, nede hangi görüşe sahip olduğu önemli olmayan kardeşlerimiz olmadan olmaz. Siyasi partiler kurulur, iktidar olur yada olmaz, iktidarlar yıpranmaya ve sonunda yok olmaya mahkumdur. Aslolan ve ebedi kalacak olan vatan ve vatan topraklarında yaşayan halktır!

 Allah’tan hakkımızda en hayırlısını diliyorum, size de aynını tavsiye ediyorum.

     Derya Özaba

Komşu Köyün Delisi

Bu yazı 1448 defa okunmuştur .
DİKKAT: Yayınlanan Makale, Yorum ve Yazılardan yazarları Sorumludur ve Yazılar Yazan kişilerin görüş ve düşüncesidir. Haber sitemiz bu yazılardan dolayı Sorumlu değildir.... reklam banner'' width= reklam banner'' width=

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar