reklam banner'' width=|
|”reklam

18 MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ AKSARAY'DA ANILDI

18 Mayıs 1944 Kırım sürgünü diğer iller gibi Aksaray’da da Anıldı. Kırım Türkleri Derneği Aksaray Şubesinin organizasyonunda , ilimizBahçesaray ve Kırımlı Mahallelerinde bir program düzenlendi. Proğramda Sürgünde hayatını kaybedenler için Kırımlı Camiinde Mevlit şerif okundu dua edildi. Aynı gün Sürgün Anıtına çiçek bırakıldı ve kısa bir basın açıklaması yapıldı.

18 MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ AKSARAY'DA ANILDI

18 Mayıs 1944 Kırım sürgünü diğer iller gibi Aksaray’da da Anıldı. Kırım Türkleri Derneği Aksaray Şubesinin organizasyonunda , ilimizBahçesaray ve Kırımlı Mahallelerinde bir program düzenlendi. Proğramda Sürgünde hayatını kaybedenler için Kırımlı Camiinde Mevlit şerif okundu dua edildi. Aynı gün Sürgün Anıtına çiçek bırakıldı ve kısa bir basın açıklaması yapıldı.

reklam banner''width=.reklam banner'' width=
18 MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ AKSARAY'DA ANILDI
Editor: Sultanhani.gen.tr
20 Mayıs 2019 - 17:31
reklam banner''width=

Yapılan basın açıklamasında dernek başkanı Rıdvan ÇAĞLAYAN ;  ‘’Kırım Tatarlarının tarihi vatanı Kırım’ın, Rusya tarafından 1783 yılında ilk kez işgal edilmesi sonrasında; Özellikle 19. Yy. boyunca vatanlarını terk etmeye zorlanan Kırım Tatarları, kitleler halinde maruz bırakıldıkları zorunlu göçler ile Osmanlı Devletine sığınmak zorunda kaldı. Her türlü baskıya rağmen vatanlarında kalabilenler ise XX. Yy. ortalarına kadar, sürgünler, katliamlar ve yaratılan suni açlıklara maruz bırakıldı, yüzbinlerce insanımız yok edildi. Nihayet, bundan 75 yıl önce, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım Tatarları’nın evlerine zorla giren sovyet askerleri, onlara 15 dakika içinde evlerini terk etmelerini emrettiler. Kadın-erkek, genç-yaşlı demeden bütün Kırım Tatarları hayvan vagonlarında Ural Dağları’na, Orta Asya çöllerine sürgüne gönderdiler. Kırım’da tek bir Kırım Tatarı bile bırakılmadı. Bu caniyane sürgün tam bir soykırım haline dönüştü. Sürgüne gönderilen dörtyüzbinden fazla Kırım Tatarının yarısına yakını bir yıl içinde yok oldular. Bununla da kalınmadı, Kırım’daki medeniyetimize ait her türlü iz yok edilmeye çalışıldı. Okullar, camiler yıkıldı, bütün belgeler, evraklar, kitaplar, arşivler yakıldı, mezarlıklar bile bozuldu, yer adlarının tamamı değiiştirildi. Sürgün sonrasında hayatta kalabilenler, vatanlarından binlerce km. uzakta, her türlü olumsuzluklara rağmen hayatlarını idame ettirebildiler. Vatanları Kırım’ı asla unutmadılar. Kırım’a dönüş için on yıllarca hayranlık uyandıran bir mücadele verdiler. Sovyetler Birliği’nin çözülme süreci içinde Kırım’a geri dönebilen Kırım Tatarları 1990’lı yılların başından itibaren Vatanlarında yeniden kök salmaya başladı, büyük yokluklar içinde milli müesseselerini yeniden kurmaya uğraş verdiler. Dini ve milli bütün değerleri baskı altında olan Kırımlı Müslümanlar maalesef bugün dahi bütün dünyanın gözü önünde yok edilmeye çalışılmaktadır. Bizler Türkiye’de yaşayan milyonlarca Kırımlı, Kırım’da kalan kardeşlerimizi ve vatanımızı hiçbir zaman unutmadık. Onların yok olmamak için gösterdikleri gayretleri hep destekledik, Türk ve dünya komuoyunun dikkatini bu konuya çekmeye gayret gösterdik. Kırım’daki kardeşlerimiz milli ve dini değerlerini yaşatmak, milli müesseslerini kurmak istiyorlar. Biz de bütün komuoyunu onların bu gayretine destek olmaya çağırıyoruz.’’ Dedi
 
1800 lü yıllardan itibaren  Kırım coğrafyasındaki Türkler, Ruslar tarafından çeşitli baskı zulüm ve zorlamalara dayanamayarak göçlere başlamışlar.  Hamidiye Alaca’da yaşayanlar ise1900-1902 yılları arasında Osmanlı Devletine göç etmişler ve Sultan II. Abdülhamid’in 1904 yılının Ağustos ayında sâdır olan iki iradesiyle adına izafeten buraya şimdiki’Hamidiye’’ adı verilmiştir. 
 

reklam bannerwidth=..reklam banner'' width=-reklam banner'' width=-reklam banner'' width=-reklam banner'' width=
Bu haber 1094 defa okunmuştur.
--

YORUMLAR

  • 0 Yorum