Küçük, 19’uncu yüzyılda ortaya çıkan romantik bakış açısıyla metinlere yaklaşıldığını ifade etti. Romantik bakış açısının, merkeze şairi ya da yazarı koymak anlamına geldiğinden söz eden Prof. Dr. Küçük, “Yani bizler metinleri, şair ve yazar niyetli okuyoruz. Metinlerde şairin ya da yazarın kişiliğini, hayatını, duygularını, düşüncelerini, beklenti ve temayüllerini arıyoruz. Ancak bir sanat eseri kişisel değildir” dedi.
- Yazılanlar ve Söylenenler Mana-i Harfiyle Öğrenilmeli -
Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Varol, Sadi Şirazi’nin “Yazılan da, söylenen de muhatabını arar. O muhatap bulunduğunda gerçek anlamına kavuşur” dediğini ifade ederek sözlerine başladı. Söz söyleme sanatının, derin bir bilgi birikimi gerektirdiğini, söylenen sözü de anlayabilmek için de, o ufukta hadiseye bakabilmenin önemli olduğunu kaydeden Varol, “Zira söylenen ya da yazılanlar ehlinin eline düşmezse, çok büyük yanlış anlamalara neden olabilir. Bu konuda tarihimiz pek çok vakaya sahiptir. Dolayısıyla, yazılanlar ve söylenenler sadece mana-i ismiyle değil; mana-i harfiyle öğrenilebilmelidir. Ancak o zaman gerçek manada edebi bakışa muhatap olabiliriz” dedi.
- Edebiyat ve İktisat Çok Önemli, Çünkü… -
ASÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Acar ise, hangi meslek icra edilirse edilsin, edebiyat ve iktisadın çok önemli olduğunu belirtti. İktisadın karın doyurma meselesiyle ilgilenen bir bilim dalı olduğunu vurgulayan Acar, “Karın doyurmak meselesi ise; sağcı-solcu, Türk-Kürt, Müslim-gayrimüslim herkesin ortak derdi. Hepimizin karın doyurmak gibi bir derdi var. Bu nedenle, farkında olarak yahut olmayarak iktisatla yaşıyoruz. Peki, edebiyat neden önemli? Edebiyat meramını anlatma sanatıdır. İnsanoğlu sadece bedenden ibaret değil, bir de ruh var. Bizi ayakta tutan, manevi alemle irtibat kurmamızı sağlayan bir boyutumuz var. Bizi günlük kaygılardan kurtaran, efkar bastığında, kendimizi çok yorgun ve stresli hissettiğimizde bizi başka bir aleme götürecek araçtır edebiyat” dedi. Şiirden, romandan, hikayeden, müzik ve sanattan biraz da olsa anlamak gerektiğini ve şayet böyle olursa günün yorgunluğu ve stresinin çok daha kolay atılabileceğini ileten Rektör Acar, “Meramımızı iyi anlatabilirsek, söz söyleme konusunda yetkin birisi olabilirsek, derdimizi daha iyi anlatabiliriz. Dolayısıyla mesleğimizi daha iyi icra edebilme şansına sahip oluruz” dedi.
- Okumak Bir Metinden Anlam Çıkarmaya Çalışmak mıdır? -
Okumak üzerine, “Acaba okumak; beyaz bir sayfanın üzerine çizilmiş siyah işaretlerin seslendirilmesi midir? Okumak; bir metinden anlam çıkarmaya çalışmak mıdır? Acaba biz tabiatı okuyamaz mıyız? Tabiattaki fenomenlerin bizim için birer bilgi nesneleri olduğunu söyleyebilir miyiz? Nihai olarak; biz kendimizi okuyabilir miyiz? Bir metni okurken, metne dışarıdan bir izlenimci yahut onu gözleyen ve ondan bir şeyler çıkarmaya çalışan kişi midir okur?” gibi bazı sorular sorarak sohbetine başlayan Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Küçük, önemli noktalara değindi. Okurun, metinde mevcut olmayanı inşa etmeye çalışan ve kendisini o metinle özdeşleştiren insan olduğunu ifade eden Prof. Dr. Küçük, “O zaman kişi, metinde kendisini okumaya başlar. Maalesef bugün metinleri doğru dürüst anlayamıyoruz. Metnin ne demek istediği hususunda yüzleşebildiğimiz söylenemez” dedi.
- Bizler Metinleri Şair ve Yazar Niyetli Okuyoruz -
Romantik bir bakış açısıyla metinlere yaklaşıldığını, batının ise bunu aştığını ifade eden Küçük, şöyle devam etti: “Batı bugün çağdaş kuram ve yöntemlerle metni okuma hususunda ciddi mesafe aldı. Biz, maalesef bugün, 19’uncu yüzyıldaki romantik bakış açısından bir türlü kurtulamadık. Bunun sonucu şudur; biz edebi metinlerimizi ne anlıyoruz, ne anlatabiliyoruz, ne de onları batıya sunabiliyoruz. Romantik bakış açısı, merkeze şairi ya da yazarı koymak demektir. Yani bizler metinleri, şair ve yazar niyetli okuyoruz. Metinlerde şairin ya da yazarın kişiliğini, hayatını, duygularını, düşüncelerini, beklenti ve temayüllerini arıyoruz. Ancak bir sanat eseri kişisel değildir.”
- Prof. Dr. Küçük ASÜ’ye Bin 500 Kitap Bağışlamıştı -
Söyleşinin sonunda Rektör Prof. Dr. Mustafa Acar, Prof. Dr. Sabahattin Küçük’e plaket ve ‘Teşekkür Beratı’ takdim etti. Prof. Dr. Küçük’ün bundan 2,5 yıl kadar önce ASÜ kütüphanesine bin 500 kitap bağışladığını söyleyen Rektör Acar, “Bu bakımdan hocamıza çok teşekkür ediyoruz. Günümüzde kütüphanesini üniversite kütüphanelerine bağışlayan cömert hocalarımızın sayısı çok fazla değil” dedi.
Rektör Acar, ASÜ’nün yeni kütüphane binası yapıldığında, odalardan birinin isminin ‘Prof. Dr. Sabahattin Küçük Okuma Salonu’ olmasını önerdi. Katılımcılar bu öneriye alkışlarla destek verdi ve söyleşi tamamlandı.
