”reklam |
”reklam
MEMDUH SARI

MEMDUH SARI

menduh_3468@outlook.com

EBU HÜREYRE KİMDİR?

13 Mayıs 2018 - 08:30

Yahudi asıllı miskin bir insan, en çok hadis nakleden şahıslardan biridir. Her duyduğunu hadisi, görmüş duymuş gibi naklederdi, Heyberli Yahudi asıllı bir şahıs. Yahudi kültürünün senbol şahıslarından biridir.

Bir başka rivayete göre de, Yemen asıllı Hıristiyan olan bir şahıstır.

Hz Ömer onun hadis yazmasını anlatmasını yasaklamış. Ve Ebu Hureyre’nin her anlattığına inanmayın demiştir.

Hz Ömer’in ölümünden sonra; ağzı açılmış başkasına ait olan sözleri de hadis diye anlatan kişidir. Hz Ömer in oğlu Abdullah ve Hz. Ayşe Ebu hürey’yi bu konuda uyarmışlar ve azarlamışlar.

Ebu Hureyre hayali bir şahsiyettir. Asıl adı Hureyre değildir, kedileri çok sevdiği için bu isim verilmiştir. İsminin Abdü amir-Sukeyın veya Abdüşsem olduğu söylenir. 628 Yılında Heyber fethinden sonra Yemene gittiği rivayet edilir. Orada fazla kalmamış, Medine’ye dönmüş ve Müslüman olmuştur. 

Ebu Hureyre Hz peygamberimiz son zamanda yetişmiş, bazı rivayetlerde peygamberimizi altı ay gördü, bazı rivayetlerde ise on sekiz ay gördüğü nakledilir. Okuma yazması olmayan fakat Tevrat’ın bazı ayetlerini, ezbere bilen şahıstır. Hadis diye anlattıklarının hepsi Tevrat’ta ve Yahudi kültüründe vardır.

Bunları sanki peygamberimiz söylemiş gibi anlatmıştır. 

Ebu Hureyre beş yüz den fazla hadis nakletmiştir. Okuryazar olmayan bir insanın hadis diye naklettiklerini başkaları tarafında kaleme alınmış, hadis kitaplarına girmiştir.  Ayrıca Hadis araştırmacılarına göre hadisleri, Arap olmayan kişiler tarafından ravi zinciriyle birlikte Kuran’a karşı uydurulmuş sözlerden ibarettir.

Ebu Hureyre’nin sözlerini başkaları yazdı, kitap haline getirmiştir. Ebu Hureyre şaklabanlık yaparak, peygamberimizin söylemediği sözleri söylerdi. Ebu Hureyre İslam dininin Pavlosudur.

1-Ebu Hureyre’nin hadisleri nasıl rivayet ettiği maddeler halinde belirten şu açıklamaya bakmak yeterlidir.-Ebu Hureyre, hadislerin birçoğunu Hz. Peygamber’den işittiği gibi nakletmiştir.

2- Ebu Hureyre, hadislerin bir kısmında Hz. Peygamber’den işittiğini değil, işittiği hadisten anlattığını kendi yorum ve değerlendirmesini yansıtarak nakletmiştir.

3- Bazı rivayetler Ebu Hureyre’nin kendi sözü ya da fetvası iken, muhtemelen sonraki ravilerce Hz. Peygamber’in sözü gibi nakledilmiştir.

4- Hadislerin birçoğunda Ebu Hureyre Hz. Peygamberin sözünü nakletmiş ama bu sözün nerede, ne zaman, kime ve niçin söylediğini, sebebini anlamını bağlamını hadis veya hadisenin arka planını zikretmemiş, tırnak içinde sadece sözü nakletmiştir.

5- Rivayetlerde görülen bir başka husus, bu hadisler bölünerek birkaç hadis şeklinde nakledilmiştir.

6- Rivayetlerin bir kısmında Ebu Hureyre’nin bizzat Hz Peygamberden işitmediği halde, diğer sahabelerden duyup öğrendiği ama o dönemde yaygın olduğu üzere Hz Peygamber den işitmiş gibi naklettiği anlaşılmaktadır.

7- Bir de buna Ebu Hureyre nin Kabul ahbar gibi İsraliyyat rivayetleriyle meşhur olmuş bazı tabiinden de nakletmiş olma ihtimalini- ihtimal değil, kesinliği ilave edersek bazı hadislerin Hz Peygambere ait söylemler konusunda daha ihtiyatlı davranılması gerektiği kolayca anlaşılacaktır.

Ayrıca Ebu Hureyre nin Kabul- Ahbar ver Hemmam ın kardeşi Vehb b münebbih ten işittiği bazı israliyyat rivayetleri daha sonra hadis gibi nakledilmiş olma ihtimalini göz ardı etmemek lazımdır.

Bakın şu hadisine cenaze taşıyan insan yıkansın der. Bu yıkanma olayı Yahudilikten bize geçme. Ayrıca insan kendi hanımıyla ilişkiye girince, yıkanana kadar pistir mundar demiştir.

Hz peygamber bu konuda onu uyarmıştır. Türkiye de cemaatler tahrikâtlar cami imamları Ebu Hureyre’yi meşhur ettiler. Kuran’dan bir ayet delil sunmazlar, ama onun sözlerine senet gibi sarılıyorlar.

Son günlerde yeni bir tartışma başlattılar. Fransız eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve doksan dokuz karanlık insanlar, bir araya gelmişler, Kuran’daki Yahudilerle ilgili ayetleri Kuran’dan kaldırılmasını istiyorlar. Bunlar aynen bizim Mezhep, Tarikat ve cemaatler gibi, Yüce kitabımız Kuranı duvara astılar, Ölülerin arkasından okudular, Kuran, Kuran diyenlere de Kuran sapığı dediler, sonrada bire, kâfir sen kim oluyorsun da Kuran Ayetlerini kaldırmaya çalışıyorsun diyeceksiniz.

Peki, size demezler mi, siz Kuran Ayetlerini yüz yıllar, evvelînden kaldırdınız Kuran’ı duvarlara astınız. Mezhep, Tarikat, Cemaat, görüşlerini ve Hadisleri İslam dini olarak kabul ettiniz? Geçmişte Ebu Hureyre neyse,  bugün de Nicolas Sarkozy ve arkadaşları da aynı. Bugün İslam âleminde yaşanan İslam dini, Kuran’dan kaynaklanan din değildir.

Kuran’ın arkada bırakıldığı, devre dışı kaldığı ve dikkate alınmadığı bir din anlayışı ve uygulaması hüküm sürmektedir. İnsanlar, sema’dan Cebrail’in getirdiği vahye uymazlar, yerde yaşayan şeyh, efendilerin uydurma sözlerine din diye sarılırlar. Kuran’a rağmen uydurulan dine tabi olanlar sümüğe, idrar ve kan içmeye mahkûmdurlar. Çünkü aklını kullanmayanlar pisliğe mahkûm olurlar.

 Ayrıca,  (Yunus/100.bakınız)

Bu yazı 1071 defa okunmuştur .
DİKKAT: Yayınlanan Makale, Yorum ve Yazılardan yazarları Sorumludur ve Yazılar Yazan kişilerin görüş ve düşüncesidir... Haber sitemiz bu yazılardan dolayı Sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum