reklam banner'' width=|
|”reklam

PELİNSU YILDIRIM 'KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİR İNSAN HAKKI İHLALİDİR'

CHP Kadın Kolları teşkilatı kadına şiddete hayır gününde parti binasında basın toplantısı düzenleyerek Kadına şiddete karşı olduklarını ve kadına şiddet uygulayanların cezasız kalmaması gerektiğini belirttiler. CHP kadın Kolları Başkanı Pelinsu Yıldırım yaptığı basın açıklamasında...

PELİNSU YILDIRIM 'KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİR İNSAN HAKKI İHLALİDİR'

CHP Kadın Kolları teşkilatı kadına şiddete hayır gününde parti binasında basın toplantısı düzenleyerek Kadına şiddete karşı olduklarını ve kadına şiddet uygulayanların cezasız kalmaması gerektiğini belirttiler. CHP kadın Kolları Başkanı Pelinsu Yıldırım yaptığı basın açıklamasında...

reklam banner''width=.reklam banner'' width=
PELİNSU YILDIRIM 'KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİR İNSAN HAKKI İHLALİDİR'
26 Kasım 2018 - 18:01

CHP Kadın Kolları teşkilatı kadına şiddete hayır gününde parti binasında basın toplantısı düzenleyerek Kadına şiddete karşı olduklarını ve kadına şiddet uygulayanların cezasız kalmaması gerektiğini belirttiler.

CHP kadın Kolları Başkanı Pelinsu Yıldırım yaptığı basın açıklamasında; "Bugün 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü.
Geleceğimize ve hayatımıza sahip çıkmak için bir araya geldiğimiz ve şiddetsiz bir memleket hayal ettiğimiz için buradayız.

Geçen 25 Kasım’dan bu yana, bu topraklarda kadına yönelik şiddet maalesef ki artarak devam etti.
Kadınlar, her gün şiddete, tacize ya da tecavüze uğruyor. Kadına yönelik şiddet o kadar arttı ki artık medyada sıradan bir vaka gibi yer buluyor. Her türlü sosyal, kültürel çevreden, gencinden yaşlısına toplumun her kesiminden kadına yönelik fiziksel ve psikolojik şiddete tanıklık ediyoruz. 
2018’in ilk dokuz ayında 183 kadın ve 10 kız çocuğu öldürüldü. 50 kadına tecavüz edildi. 162 kadın tacize uğradı. 279 kız çocuğu cinsel istismara maruz kaldı. 316 kadın yaralandı. Ve bunlar sadece medyaya yansıyarak haberdar olduğumuz vakalardı.
Kadınların büyük bir bölümü kocaları veya sevgilileri tarafından öldürüldü.
Hatta cinayetlerden bazıları uzaklaştırma kararlarına rağmen işlendi. Yani üzülerek söylemeliyim ki Devletimiz kadını koruyamadı.

Şiddet ve tacizler, evde, sokakta, belediye otobüsünde yaşandı. Yani kadınlar hiçbir yerde güvende değil.
Dile getirmekten dahi utanç duyduğumuz bu olayların hepsi bu yıl bizim ülkemizde yaşandı. Kimi komşumuzdu, kimi arkadaşımız.
Bilinmelidir ki KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİR İNSAN HAKKI İHLALİDİR. Ve bu hakkı gasp eden katil ya da tecavüzcüler mahkemede kravat takıp, takım elbise giydikleri için iyi hale geçmiş olmazlar. İyi hal indirimi ayıbına bir an evvel son verilmelidir.
Yine ülkemizi yöneten iktidar sahipleri, kullandıkları dili düzeltmeli kadını ötekileştirmekten vazgeçmeli ve şuan ki yaptıklarının tam tersi olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini vurgulamalıdırlar.
Altını çizerek yeniden tekrarlamak isterim ki kadına yönelik şiddetin önüne geçmek için ayrıştıran ve ötekileştirilen dil terk edilmelidir.
Kadın istihdamı artırılmalı,
Kadınların çalışma yaşamında eşit koşullarda daha çok yer alması sağlanmalıdır.
Kadına ve çocuğa yönelik, şiddet, cinsel istismara karşı iyi hal indirimi kullanılmamalı, en üst seviyeden ceza verilmelidir.



Evde, ailede, eğitimde, işyerinde, sokakta, siyasette, medyada, dilde, tribünde, hukukta ‘kadına şiddet kültürü’ kendine yer buluyor. Bunun önüne geçmenin en önemli yolu ise eğitimdir. Kadına şiddetle mücadele ders kitaplarında yer almalıdır. Kreş çağından başlayarak müfredata ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ gibi dersler konulmalıdır.
Şiddeti arttıran en önemli etkenlerden bir diğeri de yoksulluktur. Kadınlara mutlaka güvenceli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Kadınlar, kendi yaşamlarını bağımsız şekilde sürdürebilecek şekilde gelir elde edebilmelidir.

Kız çocuklarının erken yaşta evlenmelerinin önüne geçilmeli, eşit eğitim almaları sağlanmalıdır.
Kreş, çocuk bakımevi, kadın sağlık merkezi, hasta bakımevi, yaşlı bakımevi, sığınma evi sayısı artırılmalıdır.
Eşit temsiliyetin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Güçlü kadının; güçlü toplum, güçlü ekonomi ve güçlü demokrasiye giden yolun kadın cinayetlerine mücadeleden geçtiğini unutmamalıyız.
Yaşamımızın her alanında neyi hak edip neyi hak etmediğimiz konuşuluyor. Ve şiddete adeta zemin hazırlar hale getiriliyor. Şiddet sadece fiziksel değil, psikolojik şiddet olarak da katlanılamaz boyutlara taşınıyor.
Mücadele ile elde ettiğimiz kazanımlarımız ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.
Biz kadınlar içine tıkılmaya çalıştığımız kalıplara sığmayacağız.
Yaşamımıza ve haklarımıza sahip çıkacağız.
Bize biçilen roller için değil, hak ettiğimiz yaşam için var olmaya devam edeceğiz.
En karamsar olduğumuz anlarda bile ayakucumuza değil, ufka bakacağız. Umudu göreceğiz… Göremiyorsak bir daha bakıp görene kadar bakacağız.
İnanıyorum ki şiddete karşı kararlı duruşumuz, dayanışmamız ve mücadelemiz, bu şiddet kültürünü değiştirmeye, yok etmeye yetecektir." dedi.


 

.reklam banner'' width=-reklam banner'' width=-reklam banner'' width=-reklam banner'' width=
Bu haber 1452 defa okunmuştur.
--

YORUMLAR

  • 0 Yorum